Şurda iki gıdım izleyicisiniz bari bunu da izleyin.

Bir gün daha böyle bitti. Neler öğrendim;
Bahçede her bulunan şey altın değildir.
Teşekkür etmek fuzuli bir ihtiyaç.
Teşekküre cevap vermek sınavda boş kağıt vermek gibi.
Hava çok sıcakken siyah giyilmez.
Her Suadiye Lisesi mezunu kısa saçlı ve kirli sakallı olmaz zorunda değil.
Beton Ada okunmalı.
Ayrıntı Yayınları'nda kitaplara bakmak için çevrenizdekileri itip kakın.
Hediye almak (her iki anlamda) çok keyifli.
El ve ayak çizemiyormuşum.
Filmleri yakmamak için çaba harcamak gerekiyor.
Cağaloğlu'nda adını bilmediğim cadde çok güzelmiş.
Moral,bozulmadan da var olabilen bir şeymiş.
    Burçları ancak birisi paylaştığında okuyan biri olarak bugün tabumu yıkıyorum.
    Bakalım neymiş;

KOÇ burcu en inatçı burç olarak nitelendirilse de aslında sevdiği insanlara karşı bi inadı yoktur. o kendisiyle inatlaşır her zaman.  (doğru)


Koç burcu kararsız bir burçtur neyin doğru neyin yanlış olduğunu kestiremez, kestirse bile canının istediğini yapar. O sadece anı yaşar. (son cümleye kadar evetti bebişim)


Koç burcu sadece anı yaşadığı gibi anlık sinirlerinin de kurbanı olabilir. Evet daha sonra pişman olur ama sinirlendiğinde gözü bişey görmez. (eke eke bik bik doğru çok)


Koç burcu sıcakkanlı bir burçtur. ne olursa olsun kimseye kin beslemeyi beceremez. Genelde başarılı olurlar ve çekemeyenleri fazla olur.  (meyve veren ağacı taşlarlarmış,egocum tavanda ne arıyorsun?)




Koç burcunun seveni çok olur,ama o çabuk bağlansa da çabuk aşık olmaz. Sadece bir kere en fazla iki kere severler ilk aşkları başkadır. (kimle gerçek aşk yaşadığımı da bi söyleyivereydin)


Koç burcu insanlara çabuk güvenir ve sonunda hayal kırıklığına uğrar,kalbini bi kere kıran onu hayal kırıklığına uğratan insanı siler. (oh iyi ediyormuşum,az bile)


Koç burcu için en uygun meslekler : Modayla ilgili ve turizmle ilgili meslekler olabilir. O aykırı bir insandır ve hayal gücü kuvvetlidir. (egocum tavanı sen mi deldin aaa ne arıyorsun bulutlarda)




Güzel şeymiş bu burç durumları falan ya. Takip edeceğim artık. Burç uyumu olmayan insanları siliyorum. Ehieh şaka.

Bazen mutluluk özet geçmekten ibarettir.











Hepiniz varsınız burada.
Bulabilir misiniz bilmem.
Zaten bu benim anılarım.
En sevdiğim yemek dost kazığı. Fazla şevkat katıldıysa çok yiyorum. Sonra karnım ağrıyor.
Konuya dönelim,
Buradasınız derken;
Yalnızca burada olacağınızı kastettim.

ANKET


Ayak bileğime yaptıracağım dövme hangisi olmalı ki? Biz karar veremedik. 


Peri kuşu diyenler POZİTİF'e


















Bu,adını bilmediğim balık diyenler NEGATİF'e






tıklarsa güzel olur bence.




Bugün çok sevdiğimiz insanları özleyelim.
Ve bu şarkıyı dinleyelim.

Someone Like You
Henüz izlemediğim bir film olması,bana bazı şeyleri çağrıştırmayacağı anlamına gelmiyor tabiki.
İzlediğimde not düşeceğim buraya. Yalnız Depeche Mode'un bir şarkısından alıntı yapmadan gidemeyeceğim.

"just free love
no hidden catch
no strings attached"
Evde tek olduğum ve makarna yemekten bitkin düştüğümde bunu yapıyorum. Dün anneme de tattırdım. "Ferhat bunu yese ufuuu kaçırır seni "dedi. İyi bir şey sanırım.
-Böyle 4 tane patatesi at tencereye,koy üstüne suyu kaynasın.
-Gel,bak şöyle çatalla haşlanmış mı diye (kıvamı nasıl anlaşılır bilmiyorum ama çatal batırın yani adettendir)
-Sonra rendele yada ez patatesleri. (arada soğuk suya tut,elin çok yanıyor oğlum)
-Beyaz peynir koy bi kaseye,aban mayoneze,biraz da sarımsak. (2 azı dişi sarımsak kehkeh!)
-İşte o arada patatese de yarım bardak süt. Tuz karabiber falan. Keyfinize göre.
-Al eline püreyi böyle bohça gibi aç,peynirli zımbırtıdan koy. Elindeki 'play-doh' muşçasına şekil ver.
-Un ve yumurtaya bula. (1 yumurta yeter bence.)
-Cumburlop kızgın yağa at. Tabağa koy. Mideye yolla. Gerisini yazmayayım.

Eveeet bir 'emir dolu faşist otoriter' yemek tarifinin daha sonuna geldik. Öğrendiğim ya da uydurduğum yemekleri yazacağım böyle. Ne işe yarayacaksa.

Yıllar önce annemin aldığı beslenme çantasında tam da bu sahne vardı.
Seni sevmezdim. Çünkü mutlu bir sonun yoktu.
Ağlamaktan başka bir şey yapamazdım.

Ama ben o çantayı hiç yanımdan ayırmadım.
Sonu getirmek istemediğimden midir bilinmez.
Benim için hiçbir zaman bitmedin. Hala devam ediyorsun Beauty&the Beast.


Türkiye'de bu daha farklı olur tabi;

GÜLÜ BİR GÜN SENİ HER GÜN
ABİ SEVİYOSAN GİT KONUŞ BENCE
Belki de tek beklentim beyaz duvarlı bir odadır.
Suda yürüyebilirim. Uçabilirim bile.
Oi Va Voi-Ladino Song

Bir gün ay ışığında aşık olacağım.
Bir gün ay ışığında yürüyeceğiz ve ben bu şarkıyı mırıldanacağım.
Ve eğer gitmek istersen,bunu ay ışığında yap.


"if i fall in love
sun above me love
it won't be by moonlight
won't be by moonlight
moonlight, moonlight"
Sabahın 5'inde ne kadar mantıklı bir şey girilir ki bloga diye düşünenlere geliyoooor;



Tutku'yla giyim tarzlarımızı buluşturayım dedim sonra hadi Ata Ekse ' yi de ekleyeyim,olmadı suratlar olmadı paint derken bence çok çılgın bir şey çıktı ortaya. Yalnız bi ata'r durumu söz konusu cidden.
İyi sabahlar herkesee.
Mezun olmadan önce yapmam gerekenler;

-Tutku'ya tiramisu yap.
-Tutku'ya "Jeux d'enfants" izlet.
-Kendine "Garden State" izlet.
-1 kere topuklu ayakkabı giy. (okulda değil)
-Caddebostan sahiline git.
-Sualtında kendi fotoğrafını çek.
-Yağlıboya tablo yap.
-İngilizce sınavına gir bi zahmet.
-He bir de mezun olmayı uzatırım hehehe seni kandırdım diye düşünme 2 sene içinde bunları yap.

(Bu fotoğrafı Mersin'de çekmişim 2 sene önce. Yemek yapıyordum görün bilin yani.)

Sky





Polyvore,bu seti oluşturan kıza merakla bakıyor.


Tamam ilk denemeydi ve fiziğim uygun olsa giyerim ben bunları.
Zaten hepsini alacak param olduğunda dünyayı ele geçirebiliriz kızlar.


(Fiyatlarını görmek için fotoğrafa tık)

Bak ablacığım. Her ne kadar "kemikli ve büyük" surat dediğim kadınlardan olsan da,bacakların çarpık olsa da...

Tanrı'nın seni yaratmak için harcadığı vakitten bana bir şey kalmaması canımı sıkıyor.



Seni kıskanıyor olabilirim. Hep en sevdiğim şeyleri giyiyorsun. Önü fermuarlı bir sürü bluzun var. Gözlerin de renkli. Boyun da uzun.
Ama suratın kemikli ve büyük ya neyse benim öyle değil sonuçta.

(bugün kediyim)




t





a





m




a





m




..


Böyle bir perdemiz olsun.
Kar yağarken ne kadar eğlenceli olur kiraz desenlerinden kar tanelerini tutmaya çalışmak.










Ertesi gün güneş kendini gösterdiğinde sana kahve yapabilirim.
Kiraz desenli ellerimle tabi.

Keşke bana bir hikaye yazmak yerine bir masal anlatsaydın. Hikayelerin gerçekle bağlantısını unutmuşuz çünkü. Baksana hikaye de kötü bitti,biz de.


Ama üzülme,ben bizim için bir şato yaptım bile.
Sen devamını getirene kadar burada saklanabiliriz.


"Bundan sonra hayatıma girecek kişi bik bik bik" demek istemiyorum ama kesinlikle düşüncesiz olmalı.
Yalnız dikkat,odun demedim kişi dedim.
"Ne düşünüyorum bilmiyorum" değil. "Bunu hissettiğimden eminim".
Hatta "Bunu hissediyorum!"
Bugün eskileri düşünürken aklıma messenger adreslerim geldi. Bunu post yapmalıyım dedim ve buyrun;
Şuan kullandığım adres,ilk messenger adresim. Işıl (Aygül)' le almıştık çok iyi hatırlıyorum.
Daha sonra cansu_mvo_09@hotmail.com (mor ve ötesi) yaptım. Orta 1'de olmalıyım.
Ardından rock anlayışım daha sertleşti tabi. Hemen ardından cansu_dd@hotmail.com (demir demirkan) geldi.
Sıkı durun. huuust@hotmail.com  Bilmem yorum yapmama gerek var mı?!
Kelime oyunlarına girdiğim anlarda sankigibimsi@hotmail.com adlı adresim beni hayattan soğuttu. En azından şuan soğutuyor.
Bir ara "soulbourn" diye bir adres aldım. Hoşlandığım çocuğun messenger adresi soul'lu diye bi tarafımdan sıkmışım bunu da. Ama kullanmadım. Zaten ne saçma şey ya 'can çayı' gibi bir şey çıkıyor ortaya.
Neyse neymiş. Hepimiz teknolojiyi bir zamanlar yanlış anlamışız. Ben anlamışım valla. Ama çok keyifli iyiki de yapmışım oh.
Yarın sabah sınava gidecek olmama rağmen bugün hiçbir şey yazmamış olmak istemedim.

-Bir insana 'beni tanımamışsın' demek en kolay suçlandırma şeklidir. Ama eğer birini tanıyamamışsam bu benim suçum değil. Velev ki tanımamışım. Bu bir suç da değil zaten. Tanımadığım,tanıyamadığım bir sürü insan var ve hiç biri gelip 'sen beni tanımamışsın şlakkk' demiyor. (aslında fena olmazdı)
  Cinayet romanlarından,hatta hatta Agatha Christie'nin cinayet romanlarından hoşlanıyorsanız bu kitabı okuyun.
Kadın-erkek ilişkilerini bile çözümlemiş kadın tee o yıllardan. Biz hala vıdı vıdı.

Bu da kitaptan;
"this little piggy went to market.
this little piggy stayed at home.
this little piggy had roast beef,
this little piggy had none.
and this little piggy went "wee! wee! wee!" all the way home"

 Beş Küçük Domuz
              Kafam kadar güzel misin? adlı albümümü... Vazgeçtim bu albümün adı 'Yakışıklıyım' olsun.

       Henüz 1 yudum dahi içmediğimi belirtmeliyim. Fakat İbrahim Tatlıses'e dua şeklimiz bu ne yapalım.